Hoşgörü ve empati temel kavramlar,beni düşündüren insanları gayet sevmişimdir(bazen benim karşımdaki insanların halini anlamak için iyi oluyor,insan dediğin halden anlamalı caaanım)Hele ki hayat bilgisi dikkatimi çekecek kadarsa, soyut konulara girmiyorum bile.
Hayatta herkes tercih yapar, ya da yapmaya zorlanır, Din çok geniş bir konudur, konuşulur ya da konuşulmaz ama tartışılır.Tercihler hayatımızdaki ilerleyeceğimiz yolu belirler. Gel gelelim hayatta her şey kendi tercihlerimiz doğrultusunda olmaz, mesela; anne ve babamızın ayrı olması bizim tercihimiz midir ? Ama kırmızı çizgilerimizi kendi tercihlerimiz doğrultusunda çizmişizdir ve ASLA BUNLARDAN TAVİZ VERMEMELİYİZ NE OLURSA OLSUN.
Yaşına göre o kadar bilginin ve yaşantının altında ezilmeyen küçük bir beden.(1dk saygı duruşu lütfen!)
Muazzam bir lisan ve kendisini olduğu halinden 3'e katlayabilen bir insan. Hayat görüşü muazzam. Ama bu ülkede değil. Denizi geniş ve derin ülkelerin insanı, sığ denizlerde yelkeninin güzelliğini çekemeyip taş atan çok olur, anlamazlar,yahut onun hayat anlayışını derin düşüncesinini, aklını kullanmasını çekemeyip ((yani akıllarını aklına erdiremeyip hemen ötekileştirebilirler)) gemisini batırmak isterler. Böyle davranmaları, rahat vermemeleri acaba onu ayrı bir Tanrı'nın yarattığını mı düşünüyorlar. Bir insanı fazla tanıyıp tanımadan hemen cebindeki taşları çıkarıp atarak sevap mı işlediğini sanırlar oysaki kendi dinlerine göre hoşgörü ve empati en başta gelmez miydi ? Neden bu gereksiz çekemeyiş, zararımız ancak kendimize. Şu bilinmelidir ki yanlışlar yanlışlarla örtülmez. Bu yanlışı anlamak içinde akıl sahibi olmak gerek. Düşünenin halinden düşünen anlar. Vesselam..) ;?